Yükleniyor, lütfen bekleyiniz.

Uluslararası “Güneybatı Avrasya ve Akdeniz’de Veba” Çalıştayı Süleymaniye Yerleşkemizde Gerçekleştirildi

18.02.2026
Uluslararası “Güneybatı Avrasya ve Akdeniz’de Veba” Çalıştayı Süleymaniye Yerleşkemizde Gerçekleştirildi
İbn Haldun Üniversitesi Süleymaniye Yerleşkesi’nde dünyanın çeşitli üniversitelerinden araştırmacıların katılımıyla “Güneybatı Avrasya ve Akdeniz’de Veba: Yuvalar, Rezervuarlar, Ticaret, Demografi ve Epidemiyoloji” çalıştayı gerçekleştirildi.

“Güneybatı Avrasya ve Akdeniz’de Veba: Yuvalar, Rezervuarlar, Ticaret, Demografi ve Epidemiyoloji” başlıklı disiplinlerarası çalıştay, 11 Şubat 2025 Çarşamba günü Süleymaniye Yerleşkesi Salis Medrese'de gerçekleştirildi.

Synergy-Plague projesi ile İbn Haldun Üniversitesi Tarih Bölümü tarafından ortaklaşa düzenlenen etkinlik, farklı disiplinlerden yirmiden fazla akademisyeni bir araya getirdi. Katılımcılar devam eden araştırmalarını, metodolojik yenilikleri ve ön bulgularını paylaşarak, samimi ve yüksek düzeyde etkileşimli bir ortamda geri bildirim alma imkânı buldu.

Horizon Europe programı tarafından finanse edilen Synergy-Plague projesinin devam eden faaliyetleri kapsamında gerçekleştirilen çalıştay, Oslo Üniversitesi’nden Nils Chr. Stenseth ve Einar Wigen’in açılış konuşmalarıyla başladı. Konuşmacılar, Synergy-Plague iş birliğinin hedeflerini ana hatlarıyla ortaya koyarak, “Yersinia pestis”in uzun vadeli dinamiklerini daha iyi anlayabilmek için doğa bilimleri ile tarihsel araştırmalar arasında köprü kurmanın önemini vurguladı.

Oslo Üniversitesi’nden Simon Plakolb, erken modern dönemde Osmanlı dünyasındaki veba ağlarına ilişkin çalışmasını sundu; hastalığın yayılım kanalları olarak hareketlilik, ticaret yolları ve imparatorluk içi bağlantılara odaklandı.

Urmia Üniversitesi’nden Ahmed Mahmoudi ve İran Pasteur Enstitüsü’nden Saber Esmaeili, sırasıyla İran’daki kemirgen rezervuarları ve 21. yüzyılda ilk kez ortaya çıkan veba örüntüleri ile yeniden belirenler üzerine araştırmalarını paylaştı.

Lille Pasteur Enstitüsü’nden Florent Sebbane, pireler ile “Yersinia pestis” arasındaki mikrobiyolojik etkileşimi ve vektör düzeyindeki bulaş mekanizmalarını ele aldı. Yine Oslo Üniversitesi’nden Maria Müller Theissen ise yaban hayatı rezervuarlarında vebanın mekânsal dinamiklerini modelleyerek çalıştayın ekolojik boyutunu güçlendirdi.

Salgın Tarihi ve Veba Kültürü

Öğleden sonraki oturum, Cambridge Üniversitesi’nden Ulf Büntgen’in Orta Çağ Avrupa’sına Kara Ölüm’ün girişinde iklim kaynaklı değişimlerin ve tahıl ticaretinin rolünü ele alan sunumuyla başladı. Ardından tarihsel analizler içeren sunumlara geçildi; Oslo Üniversitesi’nden Einar Wigen ve İbn Haldun Üniversitesi’nden Alp Eren Topal, 1812 İstanbul salgınını Osmanlı başkentinin kentsel, imparatorluk ve jeopolitik bağlamı içinde değerlendirdi.

İbn Haldun Üniversitesi’nden Mohammad Hossain Osmanlı tıp kültürünü ve vebayla mücadeleyi inceleyerek, salgın krizlerine verilen yanıtta tıbbi bilginin, dinî söylemin ve idari tedbirlerin nasıl kesiştiğini analiz etti.

Kahve arasının ardından Oslo Üniversitesi’nden Bornali Das ve Carlo Trombino, 1878 Volga salgını üzerine modelleme çalışmalarını sunarak hesaplamalı yaklaşımların tarihsel salgın örüntülerini aydınlatmadaki katkısını ortaya koydu.

Oslo Üniversitesi’nden Joy Banik, Eyam salgınında cinsiyet ve yaş faktörlerini ele alarak ölüm oranlarına dair demografik ve toplumsal bir analiz sundu. Akademik sunumların son konuşmacısı olarak yine Oslo Üniversitesi’nden Chunfang Zhang ise kemirgen yuvalarında nitrat zenginleşmesi ve bunun mikrobiyal topluluk oluşumu ile işlevsel potansiyel üzerindeki etkilerini inceleyen çalışmasıyla tartışmaya çevresel mikrobiyoloji perspektifi kazandırdı.

Veba Dinamiklerinin Zaman ve Mekân İçinde Seyri

Çalıştay, Nils Christian Stenseth ve Einar Wigen’in günün disiplinlerarası kazanımlarını değerlendirdiği kapanış konuşmalarıyla sona erdi. Konuşmacılar; ekoloji, iklim bilimi, mikrobiyoloji, modelleme ve tarihsel analizlerin bir araya getirilmesinin, veba dinamiklerinin zaman ve mekân içindeki seyrini daha kapsamlı biçimde anlamayı mümkün kıldığını vurguladı.

Etkinliğe katılan araştırmacılar, günümüzde veba çalışmalarının gerçek anlamda bütünleşik bir Avrasya ve Akdeniz çerçevesine, ayrıca çok disiplinli ve çok yönlü bir yaklaşıma ihtiyaç duyduğunun altını çizdi.

İbn Haldun Üniversitesi’nde gerçekleştirilen bu buluşma, söz konusu hedef doğrultusunda atılmış önemli bir adım olarak değerlendirildi.

Fotoğraflar