Dr. Yaslıçimen “Yerel Yönetimlerde Kültür Politikaları”nı anlattı


İbn Haldun Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr. Faruk Yaslıçimen, İLKE İlim, Kültür ve Eğitim Derneği’nin düzenlediği “İLKE Gündem Konuşmaları” kapsamında “Yerel Yönetimlerde Kültür Politikaları” konulu bir sunum gerçekleştirdi. Yerel yönetimlerin kültür politikaları konusunda yaşadıkları sıkıntılara ilişkin değerlendirmelerde bulunan Dr. Yaslıçimen, yeni yayınladığı politika notunda tespit ettiği sorunlu noktaları ve bazı çözüm önerilerini paylaştı.

Konferansa Hüner Şencan, Mehmet Mazak, Erol Erdoğan, Mahmut Bıyıklı ve Asım Gültekin gibi kültür camiasının önemli simaları da katıldı.

Konferansta sunum gerçekleştiren Dr. Yaslıçimen, Kamu İhale Kanunu, kültür-sanat alanındaki koordinasyon sorunu, içerik belirleme ve karar verme süreçleri, muhatap odaklılık ve kültürel faaliyetler için üretilen mekânlar gibi konuları ele alarak, eğitim ile kültürün yerel bağlamdaki kesişimleri ve geleneksel sanatlara rekabetçi yaklaşım gibi konularda da önerilerde bulundu.

Devletin kültür politikaları üretirken hangi pozisyonda durması gerektiğine ilişkin tartışmalarda artık mesele ‘daha az yönetmek’ değil ‘daha iyi yönetmek’tir.

Bugün dünyada, devletlerin kültür politikalarındaki yeri ve siyasi iktidarların fon kullanım tasarruflarının, eskiden olmadığı kadar tartışıldığını ifade eden Dr. Yaslıçimen, “Devletlerin kültür-sanat alanına altyapı ve maddi destek sağlamasının zaruri olduğu, buna mukabil alanın mutlak belirleyeni olmayıp kültürel katılımcılığı sağlayan minimal bir aktörlük vazifesiyle kendilerini sınırlandırması beklenmekte. Bununla birlikte devletler kültür-sanat alanına sağladıkları fonlarla hem destek vermeye hem de alanı yönlendirmeye devam etmektedirler. Hatta bireyselci kültür ve sivil toplumun güçlenmesine rağmen yerel ve merkezi hükümetlerin kamu yönetimindeki etkinliği giderek artmakta. Artık mesele ‘daha az yönetmek’ değil ‘daha iyi yönetmek’ şeklinde ele alınmakta.” diye konuştu.

Büyük çaplı kentsel yenilenme, uluslararası organizasyonlara ev sahipliği yapma, kültürü yaratıcı endüstri ve iktisadi kalkınmanın bir unsuru olarak görme gibi proje ve yaklaşımların, devletin kültür politikaları üzerindeki etkisinin artmakta olduğunu dile getiren Dr. Yaslıçimen, bu etki artışının olumsuz bir duruma işaret etmediğini de vurguladı. Faruk Yaslıçimen, “Yerelde kültür politikaları, katılımcılık ve yönetişim ilkeleri dikkate alınarak tasarlandığında temsil ve meşruiyet sorunu ortadan kalkabilir” ifadelerini kullandı.

Dr. Yaslıçimen, yerel değerlerin güncelle doğru şekilde irtibatlanarak muhafazasının, Türkiye’nin hem kültürel çoğulculuğunu hem de özgün kodlarını yaşatmak adına gerekli olduğunu belirterek, “Yerele aidiyet oluşturulması, yerelde kültür politikası üretimiyle de doğrudan alakalıdır. Bazı Anadolu şehirleri İstanbul, Ankara, Bursa, Adana ve İzmir gibi büyükşehirlere nitelikli göç vermeye ve niteliksiz göç almaya devam ettiğinden, bu şehirlerin kültürel canlılığı, vasıflı nüfusu içeride tutabilmelerine bağlıdır. Nitelikli göç vermek, büyük şehirler dışındaki yerel yönetimlerin kültür politikaları geliştirmelerinin önünü tıkamaktadır. Bu yüzden yerel yönetimlerin, yereli merkeze alan ancak ulusal ve küresel trendleri de yakalayan etkin kültür politikaları üretmesi gerekir” diye konuştu.

“Katılımcılık, yönetişim ve koordinasyon kültür politikaları belirlemede büyük öneme sahip”

Yönetimlerin kültür politikaları konusunda yaşadıkları sıkıntılara çözüm önerileri geliştirdiğini aktaran Dr. Yaslıçimen, şunları kaydetti:

“Yerelde kültür politikaları, katılımcılık ve yönetişim ilkeleri dikkate alınarak tasarlanmalı, muhatap odaklı ve paydaşlarla koordinasyonu esas alan bir yaklaşım benimsenmeli, kültürel etkinlikleri ihale ederken kültürü herhangi bir mal alımıyla eşitlememeli ve bu bakımdan ihale kanunu gözden geçirilmeli, yerel yönetimlerin kültür alanında bütçe kullanım ve kültür-sanat alanını fonlama pratikleri derinlemesine araştırılmalı, mevcut kültürel ve sanatsal etkinlik arzının nitelik sorunları doğru Ar-Ge çalışmalarıyla tespit edilmeli, kapsamlı rapor ve analizler hazırlanmalı, yerelin kültürel değerlerinin yaşatılmasına öncelik veren kültür politikaları benimsenmeli, ancak bunu yaparken yapısal sonuçlar doğurabilecek daha sofistike yöntemler denenmeli, nitelikli nüfus çekmek ya da mevcudu elde tutmak adına yerel yönetimler; yerel, ulusal ve küresel trendleri eş zamanlı olarak yakalayan etkin kültür politikaları üretmenin yollarını aramalı, kültür politikalarına karar verirken mevcut süreçler incelenmeli ve yeni modeller geliştirilmeli.”

Dr. Yaslıçimen, kültür politikaları konusunda yaşanan sorunları gidermek için özerk konseyler kurulmasının önemine değindi.

Dr. Yaslıçimen, kültür politikaları konusunda yaşanan sorunları gidermek için özerk konseyler kurulmasının önemine de değinerek, söz konusu konseylerde yer alacak üyelerin, Türkiye’nin sosyo-kültürel farklılıklarının gözetilerek seçilmesi gerektiğini belirtti. Dr. Yaslıçimen, “Yerel yönetimler, kültür planlamalarını yaparken üniversite, sivil toplum, valilik ve diğer paydaşlarla irtibat halinde olmalı. Belediye yayıncılığı, il ve ilçe belediyeleri bağlamında, kitap ve süreli yayınlar başta olmak üzere incelenmeli ve hangi yayıncılık tarzının, hangi sosyo-kültürel yapıya hitap ettiği tespit edilmeli. Tabii ki kültür merkezleri ihtiyaç odaklı olarak inşa edilmeli ve gerek yurt içi, gerekse yurt dışındaki iyi örnekler incelenmeli” dedi.

Dr. Yaslıçimen, eğitim ve kültür politikalarının, sürdürülebilirlik ve uygulanabilirlik açısından mutlaka bir arada düşünülmesi gerektiğini de vurgulayarak, Bilgi Evleri kitaplıklarının, yeterli bir semt kütüphanesine dönüştürülmesi olasılığının da incelenmesi gerektiğini belirtti.