Mimari ile Ahlakı Birleştirmek: Turgut Cansever’in Bir Entelektüel Portresi

Londra Yunus Emre Enstitüsü, 2017 planlamaları çerçevesinde başlatılan ‘Kent ve Medeniyet Seminerleri Serisi’nin ilkini Turgut Cansever etkinliğiyle gerçekleştirdi. Etkinliğe konuşmacı olarak Türkiye’den davet edilen İbn Haldun Üniversitesi Tarih Bölümü öğretim üyesi Dr. Öğr. Üyesi Faruk Yaslıçimen konuşmasında Aga Han Mimarlık Ödülü’nü dünyada üç kez kazanan tek mimar olan Turgut Cansever’in (1921-2009) entelektüel birikiminin mimari tasarımlarındaki yansımalarını örnekler vererek anlattı. Dr. Yaslıçimen, Cansever’in eserlerinde geleneksel mimari prensiplerle ahlaki değerleri birleştiren bir yaklaşım olduğunu belirtti. Dr. Yaslıçimen, bu sebeple Cansever’in en dikkat çeken özelliklerinden birinin mimariyi tek başına sanat ya da estetik değil doğrudan ahlak alanına dâhil etmeyi önermesi olduğunun altını çizdi. Ardından da Cansever’in ortaya koyduğu diğer bir esas ilkenin üzerinde durdu: mimari, varlığın maddi, biyolojik, sosyal, teknolojik ve ahlak gibi tüm boyutlarını hesaba katmalıdır. Dr. Yaslıçimen Turgut Cansever’in iç içe geçmiş haldeki mimari ve entelektüel mirasının günümüz Türkiyesi’nde yaşanan sosyal ve siyasal gelişmeler ışığında, mimari, kentsel dönüşüm ve şehir planlarına ilişkin tartışmalarda daha fazla dikkate alınması gerektiğine dair kanaatini beyan ederek sözlerini tamamladı. Etkinlik soru-cevap kısmıyla son buldu.